Sürekli diyet, ölüm paniğine götürür

Haluk Saçaklı (Danışman): Günümüzde ideal bedene duyulan özlem her gün biraz daha artmakta. Bu da Blumia ve Anarexia Nervosa’nın yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Ne yazık ki, birçok kişi bunu rahatsızlık olarak değerlendirmiyor. Sürekli olarak zayıflama diyetleri; vücudu zamanla açlıktan ölme paniğine sürükler. Bu durumda “kıtlık” moduna geçen metabolizma yağları yakma yerine, yağ birikimini korumaya yönelir. Bu da metabolik ritmi %15-30 oranında düşürerek kilo kaybını daha da zorlaştırır.

20 binin üzerinde şarlatan diyeti

Modern dünyada diyete ilgi artarken bu alan bir sektör haline de dönüştü. Özellikle son on yılda baş döndürücü hızla diyet kitapları, dergiler yayımlanırken, gazetelerin diyet sayfaları ve televizyonlar da her gün farklı seçenekler sunmaya başladı. Oysa bilinçsiz yapılan diyetler kısa süreli kilo kaybına sebep olsa da uzun vadede sağlıklı olmuyor. Günümüzde 20 binin üzerinde şarlatan diyeti olduğunu söyleyen Danışman Haluk Saçaklı kişinin yaşına, cinsiyetine, çalışma durumlarına göre kendine özel diyet programları uygulaması gerektiğinin altını çiziyor. Özellikle yaz aylarında Seda Sayan, Gülben Ergen, Sibel Can gibi televizyon figürlerinin ekranlara çıkıp zayıflama yöntemlerini anlatması ile birçok kişi bu yöntemlere başvuruyor. Oysa bilinçsiz yapılan bu sağlıksız rejimlerin ardından kısa sürede verilen kilolar geri alınıyor. Dr. Ender Saraç bunun kilo verirken vücudun yağ oranında bir azalma olmamasından kaynaklandığını belirtiyor.

Podyumlarda boy gösteren mankenler gibi olmak arzusu dünyada birçok insanın sağlığından olmasına sebep oluyor. Podyumların toplumda yönlendirici olması sebebiyle Madrid Moda Haftası’nda yetkililer, çok zayıf mankenlerin podyuma çıkmasını gençlere kötü örnek oldukları gerekçesiyle yasakladı. Türkiye’de ise Ebru Şallı gibi (Boy: 1.68, Kilo: 43) normalin çok altında bir kiloya sahip mankenler sürekli ideal vücut olarak ekranlarda gösteriliyor. Bir dönem zayıflamak uğruna yemek yemeyen, 48 kiloya kadar düşen ve kas erimesi ile karşı karşıya kalan manken Nefise Karatay’ın uyarıları bu noktada kayda değerdi. Genç kızları uyaran Karatay: “Sakın zayıflığa özenmeyin! Sıfır beden diye bir şey yok. Sıfır beden; Etiyopya’daki aç insanların ölçüsü!” ifadeleriyle durumun vahametini ortaya koymuştu.

Sürekli diyet yapmak yerine doktorların önerdiği “sağlıklı beslenme” anlayışı yaşam biçimi haline getirildiğinde hem sağlıklı olmak hem de fazla kilolardan kurtulmak mümkün. Sürekli diyet yapmak ya iştah patlamasına ya da hastalıklara sebep oluyor. Aileler özellikle yetişme çağındaki çocuklarını diyet konusunda bilinçlendirmeli ve gerektiğinde uzmana götürmeli. Doktor kontrolünde alınan ilaçlar gibi diyetler de uzmanların gözetiminde olmalı.