SABAH Gazetesi

CUMARTESİ 20 ARALIK 1997

Can Ataklı (e-posta:ataklic@sabah.com.tr )

Zayıflamak o kadar kolay bir şey değil

Galiba bir kere daha yazmıştım. 15-20 yıl yiyeceksiniz, yiyeceksiniz, göbek, kalça yağ tulumuna dönecek, ondan sonra kısa sürede zayıflamak isteyeceksiniz. Yok öyle şey tabii. 20 yılda alınan 20 günde verilir mi?

Peki bu "şişmanlık" illetinden kurtulmanın yolu yok mu? Olmaz olur mu? Var da, öyle kolay değil. Hele basit yollarla hiç değil. Emek harcamadan, sadece biraz eziyet çekerek mazoşist gibi davranarak da zayıflanmıyor.

Zayıflamak emek işi, sabır işi, sistem işi.

Geçenlerde Haluk Saçaklı ile hoş bir sohbet yaptım. "Obezite"  nedir o zaman öğrendim. Meğer tıbbın bu dalı "şişmanlıkla" ilgiliymiş. Ama şişmanlık deyince hani bizim gibi "Ay yine kilo aldım" türünden muhabbetleri sevenlerin ki değil. Bayağı şişman olanlar için. 130 kilo, 150 kilo olanlar örneğin.

Ancak tabii bu uzmanlık alanı zayıflamak isteyenlere de yardımcı oluyor.

 

Yemek yemek

Haluk Saçaklı "Zayıflamayı bilmiyoruz" dedi daha sözün başında. Sonra da ekledi "Biz zaten zayıflama demeyiz, vücudun dengeli olması deriz. Burada üç nokta çok önemlidir. Birincisi dengeli ve yeterli beslenme, ikincisi jimnastik üçüncüsü de davranış düzenleme teknikleridir. Dengeli ve yeterli beslenme her vücuda göre değişkendir. Pek çok kimse neyi ne kadar yiyeceğini bilmiyor. Ömür boyu diyet yapılamayacağına göre demek ki yemek yeme kültürümüzü ve davranışımızı düzenlemek zorundayız."

Saçaklı bu nedenle bilinçsiz zayıflama teknikleri uygulamak yerine mutlaka bir doktora başvurularak "vücudun ihtiyacına ve yapısına göre" bir diyet alınmasını öneriyor.

 

Dengesiz olmaz

"Çünkü" diyor Saçaklı ve sürdürüyor "Vücut yapısına göre yapılmayan ve düşük kalorili olan diyetler safra kesesinde taş oluşturur, kalp rahatsızlıkları çıkarır. Vitamin-mineral dengesi sağlanamazsa organik bozukluklar görülür."

Saçaklı bir diyet uzmanına gidildiğinde önce deri altı yağ kalınlığını mutlaka ölçtürülmesi gerektiğini belirterek "Diyet tek bölgede değil tüm vücutta etkili olur. Deri altı yağ kalınlığının ölçülmesiyle, asıl zayıflatılmak istenen bölgeler saptanır, diyet uygulanırken bu bölgelere de jimnastik uygulanır" diyor.

Saçaklı'ya son olarak "ilaçla zayıflamayı" sordum. "İyi bir yöntem değil" dedi ve anlattı. Bilinen ilaçların çoğu "iştah kesici" nitelikteymiş. Bir süre kilo verdiriyormuş, ancak ilaç kesilince yemek yeme arzusu artıyormuş. Tabii verilen kilolar da aynen geri geliyormuş.

 

Güne kahve ile başlamak yanlış

Sabah uyanınca canımız kahve ister. Hatta birçok kişinin ağzına lokma koymadan önce kahve içtiğini bilirim.

Oysa sağlık açısından uyandıktan sonra ilk olarak kahve içmek yanlışmış. Doktorumuzun söylediğine göre uyandıktan sonra alınması gereken ilk sıvı hafif ılık suymuş. Ardından meyve suyu en faydalıymış. Bunlar alındıktan sonra kahvaltı etmek içinse en az 15 dakika beklemek gerekiyormuş.

İdeal bir kahvaltıda mutlaka beyaz peynir bulunmalıymış. Ekmeksiz kahvaltı yapmak yanlışmış. Kahvaltıda ayrıca domates, salatalık ve zeytin yemek de çok faydalıymış. Bu gıdalar hem midenin çalışmasını rahatlatıyormuş hem de sinir sisteminde etkiliymiş.

 

Kahvaltı yapmamak en yanlış davranış

Zayıflamaya çalışanların en çok "Kahvaltı etmedim, öğle yemeğini geçiştirdim" türünden sözler söylerler. Oysa doktorumuza göre özellikle kahvaltı etmemek en büyük yanlışlardan biri. Kahvaltı yapılmadığında "kas kasılması" oluyormuş. Bu da insanı agresif yani sinirli yapıyormuş. Kahvaltı etmeyen insanlar işlerinde aksilik yaparlarmış, çünkü algılama yeteneği düşer. İş, öyle olunca da insan psikolojisi bozulurmuş.

Öğle yemeğini atlatmak ya da geçiştirmek de yanlışmış. Akşamları da 21.00'den sonra yenen yemekler metabolizmayı bozabilirmiş. Metabolizma bozulduğunda karın kasları zayıflıyormuş. Yani karnımız sarkıyormuş.

Demek ki başta kahvaltı olmak üzere öğün atlatmamak gerek. Zayıflamak için aç kalmak yerine sık sık ama az yemek en doğrusuymuş.

 

İşte çalışırken jimnastik yapmak

Pek çoğumuz vücudumuzu daha sağlıklı tuttuğuna inandığımız halde "zaman bulamadığımız" için spor yapamadığımızı söyleriz. Örneğin, kendimden biliyorum, iki kat altımızda spor salonu olduğu halde bir türlü becerip de gidemiyorum. sonra da "Spor zaten çok da önemli değil" gibisinden bir bahane uydurarak, beceremeyişime kılıf uyduruyorum.

Oysa doktorumuzun söylediğine göre insan çalışırken, hatta otururken bile jimnastik hareketleri yaparak vücudunu sağlıklı tutabilir.

İşte birkaç örnek. Göreceksiniz, o kadar basit ki, belki de "Ben niye yapmayayım?" diyeceksiniz.

* Dik oturun, kaslarınıza hükmedin. Rahat oturmak kasları gevşetir.

* Ara sıra elinizi masanın üzerine koyup basın.

* Duvara yaslanın, sadece dizlerinizi kırarak ve duvara sürtünerek en az 6-7 defa eğilip kalkın.

* Oda içinde çalışırken geri geri yürüyün. Yüzde 15 fazla kalori harcarsınız.

* Bilgisayarla yazarken kollarınızı sık sık gerin.

* Karnınızı değişik zamanlarda günde en az 30 kere içine çekip bırakın.

* Sekreterinizle telefonda konuşmayın, yanına gidin.

* En az bir saati ayakta geçirmeye çalışın.

* Arabanızı evin tam önüne park etmeyin, bir sokak aşağı bırakın, böylelikle zorunlu yürüyüş yapmış olursunuz.

* TV izlerken kollarınızı başınızın arkasına alın ve gerin.