Şişmanlık kader değil

İbrahim GÜNEL
'Obezite', Latincede şişman anlamına geliyor. Vücut yağ oranları belli bir yüzdenin üzerine çıktığı zaman buna bilimsel dilde 'obez' yani şişman deniyor. Peki siz şişman mısınız? Bunu 'Body Mass Index' formülüyle hemen öğrenebilirsiniz
Haber ResmiŞişmanlık ya da bilimsel deyimi ile 'obezite', birçok hastalığı ve organizma bozukluğunu da beraberinde getiriyor. Bundan kurtulmak tabii ki mümkün, ama bunun için dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve sağlıklı yaşam tarzı üçgeninin kurulması gerekiyor. Şişmanlığı etkileyen etmenlerin başında ise genetik faktörler ile psikolojik bozukluklar geliyor. Ayrıca, bilimsel açıdan her kilo sorunu olan da şişman olmuyor. Toplumda yaygın olan anlayışa göre, herkesin 90-60-90 ölçülerinde olması da imkânsız. Danışman Haluk Saçaklı, bir hafta boyunca yayımlayacağımız dizide Radikal'in bu konudaki sorularını yanıtladı.

Şişmanlık nedir?
'Obezite', Latincede şişman anlamına geliyor. Kilo sorunu olan değil de vücut yağ oranlarının belli bir yüzdenin üzerine çıktığı zaman buna bilimsel dilde 'obez' yani şişman diyoruz. Her şeyden önce, şişmanlığı tanımlamak çok önemli. Yani, üç-beş kilo fazlası olan da kendini ayna karşısında şişman olarak görüyorsa, bu yapılan yanlışlıkların en büyüğü oluyor.

Biraz açar mısınız?
İnsanlarda her iki cinste de farklı vücut yağ yüzdeleri var. Bunlar erkeklerde alt sınır yüzde 19, üst sınır yüzde 25. İdeali yüzde 19'dan yüzde 25'e kadar olan arada oynaması gerekir. Yüzde 25'in üzerine çıkıyor ise işte 'obez' dediğimiz tanımlama söz konusu. Yani, şişman oluyor. Kadınlarda biraz daha farklı. Çünkü onlar anatomik yapılarına bağlı olarak erkeklere nazaran daha yağlı bir vücut yapısına sahip. Hem kalçalarında hem de göğüs dokularındaki yağ oranlarından dolayı bize nazaran daha fazla bir yüzde oranları var.

Bunun nedeni nedir?
Neden olarak başta doğurganlık geliyor. Pelvis çatıları geniş olduğu gibi bebek dünyaya getirirken yağ oranları erkeklerden fazla olduğundan, bu durum onlara büyük katkı sağlıyor. Bir de göğüs dokuları yağlı oluyor. Kadınların yağ yüzdelerine bakacak olursak, minimal yağ oranı yüzde 23, üst sınırı yüzde 30. Yüzde 30'un üzerine çıktığı zaman asıl tehlike başlıyor. 'Obezlik' söz konusu oluyor.

Bu oranları nasıl saptıyorsunuz?
Tabii ki bunu tespit etmek için birtakım antropometrik ölçümlerin yapılması şart. Bunları şöyle sıralayabiliriz: Deri altı yağ kalınlıkları; bunlar, lokal olarak koldan, sırttan, alt bacağa kadar değişik bölgelerden aletlerle yağ kalınlıkları ölçülüyor. Bunun dışında, kemik genişliklerini ölçüyoruz. Omuzdan el ve ayak bileğine kadar ölçüm alıyoruz. Üçüncü etapta da çevre ölçümleri devreye giriyor. Boyun çevresinden ayak bileğine kadar ölçümler alıyoruz. Derialtı yağ kalınlıkları, kemik genişlikleri ve çevre ölçümlerine göre, ideal, hedef, sağlık kilosu, yağ oranı, yağsız vücut oranı ile ideal vücut profilini çiziyoruz.

Sizce 90-60-90 ölçüleri ideal mi?
Her zaman bu mümkün değil. Bana gelen Türkiye güzeli ünlü mankenlerde bile ideal 90-60-90 vücut ölçülerini yakalayan çok az kişi var. Yani bilimsellikte, 90-60-90 herkes olacakmış gibi bir durum söz konusu değildir. Herkesin kendi kemik yapısına bağlı olarak vücut parametreleri farklıdır. Eğer bir hanımefendinin pelvis kemik yapısı genişse, kalçasını 90 yapmasına imkân yoktur. Ne kadar üzerindeki yağları eritse de belki 98'de belki de 99'da kalacaktır. Her şeyden önce, bu imajı değiştirmemiz lazım.

Size göre ideal ölçüler nedir?
Basında sık sık yer aldığı için eskiden şişman değil de 'balıketli' dediğimiz Akdeniz yöresi kadın çok popülerdi. Kadın hafif yağlı olacaktı ama son 20 yıldır artık mankensi, uzun boylu, kemikleri dışarıda, yağ oranları çok minimal düzeydekiler 'popüler kadın' olarak adlandırılıyor. Dolayısıyla medya da bunu çok ön plana çıkardığı için ergenlik çağındaki genç kız veya erkekler de hep o imajı yakalamak istiyor.
Herkesin vücudu, kendi antropometrik ölçümlerine göre farklıdır. Bir de başka bir durum var. Yine bu kapıdan iki kişi girse ve 1.80 boyunda 90 kilo olsalar. Biri body buildig yapmış, kas kütlesi artmış ama yağ oranlarına baktığımız zaman minimal değerlerde. Yani yüzde 19'un da altında. Diyelim ki; yüzde 12. Diğeri yine 1.80 boyunda ve 90 kilo. Hayatında egzersiz, spor yapmamış. Vücut yağ oranlarına bakıldığında yüzde 40. İki aynı boy ve aynı vücut profilinde. Body buildig yapan kişinin nesini zayıflatacağız? Boy kilo endeksleri tablolarına baktığımız zaman bizi yanıltma olasılığı yüksektir.
O nedenle antropometrik ölçümler yapıldığında bu olumsuzluklar ortadan kalkıyor.
Öte yandan, bir hanımefendinin boyu uzun olmasına karşın yağ yüzdeleri fazla olabilir. O kişi boy kilo endeksine baktığı zaman kendini normal kilolu görebilir. Ya da tamamen tersi kemiği kalın olur. Kas kütlesi fazla olur. Biraz önce değindiğim gibi, o tablolara baktığı zaman gereğinden fazla kilo verme gibi yanlış bir yola sevk edilebilir.

Bu ölçümleri yapma olanağı yoksa nasıl saptanacak?
Her merkezde bu ölçümler yapılamadığı için dünya genelinde 'Body Mass Index' (Vücut Yoğunluk Ölçüleri-BMI) dediğimiz bir formül ortaya çıkarıldı. Bu formül; ağırlık/boy karesi. Yani, ağırlığınızı boyunuzun karesine böldüğümüzde çıkan değerler 18-25 ise ideal değerler. Yani, minimal-maksimal değerler.
Eğer bu 25-30 ise "Kilo sorununuz var" diyoruz. Obez kabul edilmiyor. 30'un üzerine çıkıldıysa o zaman obez sınıfına giriliyor. Bu her iki cins için de geçerli. Tabii biraz önce söylediğim riskler bunda da söz konusu ama diğer değerlendirmelere nazaran biraz daha ideal kriter veriyor. Boyunu-kilosunu normal aralıklarda alan her kişi takip açısından bunu kolaylıkla yapabilir. Bir de birinci ölçüm ikinci ölçüm arasında kilo verme ve ideal değerlere gelme açısından ona bir ışık tutar.

Nurseli İdiz: 23 kilo verdim
Nurseli İdiz, sağlığını kazanmak ve oyunculuk performansını artırmak için Haluk Saçaklı 'ya gittiğini anlattı. Dış görünümünün oyunculukta önemli olduğunu vurgulayan İdiz, "Şu anda normal vücut ölçülerime kavuştum. Ama ekran için bir iki kilo daha vermem gerekiyor" diyor. İki yıl önce 85 kilo olduğunu kaydeden İdiz, "Beş ay Haluk beye sürekli gittim. Geçen yaz başında 75-76 kiloydum. Şimdi 62 kiloyum. Bir kere sağlığıma kavuştum artı psikolojik açıdan stresim azaldı" diyor. Uyguladığı sağlıklı yaşam programının basit olduğuna dikkat çeken İdiz, "Bu programla öncelikle otokontrolünüzü geliştiriyorsunuz. Set dahil hemen her yerde uygulayabiliyorum. Size bazı özgürlükler tanıyor. Diyet programı dışında bir şey yerseniz, öbür hafta kendiliğinizden dengeleme yoluna gidiyorsunuz. Bir iki ki-lo alsam bile onu daha sonra dengeleyebiliyorum. Gece bir yere gidecek olsam ağır içkiler değil de şarabı tercih ediyorum. Şu anda normal ölçülerimdeyim ve oyunculuk performansım arttı" diye konuşuyor.

Haluk Saçaklı kimdir?
Anadoluhisarı Gençlik ve Spor Akademisi'ni 1978 yılında bitiren Haluk Saçaklı, 1985-1987 yıllarında Marmara Üniversitesi (MÜ) Sağlık Bilimleri Enstitüsü'nde yüksek lisansını tamamladı. Doktorasını 'Üniversite gençlerinde obezitenin egzersiz ve diyet yoluyla giderilmesi' konusunda yapan Saçaklı, 1978-1986 yıllarında MÜ'de ve 1986- 1996'da da İTÜ'de 'Sporcu Sağlığı ve Beslenme' ile 'Sağlıklı Zayıflama' derslerini yürüttü. 'Sağlıklı Yaşamak İçin Bilimsel Yollarla Zayıflama' adlı kitabı 1992 yılında yayımlanan Saçaklı, 'Futbol Ders Kitabı' adlı kitabın 'Beslenme' ve 'Sporcu Beslenmesi' bölümlerini yazdı. Çok sayıda bilimsel makaleleri yurtdışı ve yurtiçinde kongrelerde tebliğ edildi ve bilimsel dergilerde yayımlandı. Şişmanlık sorunu olan yaklaşık 3 bin kişiyi sağlığına kavuşturan Saçaklı, şu anda 'Haluk Saçaklı Kaliteli Yaşam Danışmanlık' merkezinde çalışmalarını sürdürüyor.

Fazla kilo birçok hastalığın kaynağı
Günümüzde insanlığın en önemli sorunlarının başında, sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek geliyor. Çoğu insan, kent yaşamı, teknolojinin getirdiği rahatlık ve fast-food (hızlı yemek) alışkanlığı ile daha sağlıksız bedenlerin sahibi oldu. Abur cubur yiyen, hazır, hormonlu ve fabrikasyon gıdaları tüketen, bilgisayarlar yardımıyla her işini neredeyse oturduğu yerden gören adem oğullarının ve adem kızlarının bedenleri de deforme oldu. Bunun sonucunda da tükettiklerimizi yakamaz hale geldik. Her geçen gün şişmanladık. Bilimsel açıdan bakıldığında şişmanlık, birçok hastalığın kaynağını oluşturuyor. Fazla kilolar, estetik ve psikolojik sorunlar da yaratıyor. Bir hafta boyunca yayımlayacağımız dizide, şişmanlığın insan vücuduna olan etkilerini, dengeli beslenmeyi ve uygulanan yanlış tedavi yöntemlerini bilimin ışığı altında danışman Haluk Saçaklı anlatacak. Evde yapılabilecek egzersizleri, rahatlıkla uygulanabilecek sağlıklı beslenme reçetelerini bu dizide bulacaksınız. Ayrıca, bu yöntemi uygulayarak zayıflayan kişiler, deneyimleriyle uzmana gidiş nedenlerini ve bugünkü durumlarını bizlere aktaracak. Sağlıklı ve fazla kilolardan kurtulmuş günler dileğiyle... İ.G.